boğaziçi üniversitesi

parayla mutlu olmuyorsa paralarını alarak onu bu mutsuzluğundan kurtarabilirim dediğim açıklama.

"fakirler malıma mülküme göz dikmesin." diye sarfedilmiş bir cümle yemeyin bunu.

almancıların, akrabaları para istemesin diye "almanya bitti yeğenim" söylemine benziyor.


boğaziçi üniversitesi

russell paradoksu küme teorisine karşı öne sürülmüştür. bunun sonucunda küme teorisinin aksiyomları zermalo tarafından değiştirilerek zfc'nin oluşması sağlanmıştır.

şu unutulmamalı ki, matematik aksiyomlar yani ön kabuller üzerinden mantık kuralları ile yürüyen bir disiplindir. ancak ön kabullerin doğruluğu ancak ve ancak teoremlerin işlememesiyle anlaşılabilmektedir.

russell paradoksu da buna en güzel örneklerden bir tanesidir.

küme, herhangi elemanların bir araya gelmesi ile oluşan yapı olarak tanımlandığında;
kendi kendinin elemanı olmayan kümeler kümesi (r diyelim), kendisini içermiyorsa; r kendisinin bir elemanı değildir. böylece r'nin içerisine girmesi gerekir. ancak bu durumda da kendi kendisinin elemanı olmuş olur. tanım gereği ise r kendi kendisinin elemanı olmayan kümeler kümesiydi.

bu daha kolay anlaşılsın diye başta berberli olmak üzere çeşitli versiyonları türetilmiştir. sonuç göstermiştir ki, küme teorisi mevcut aksiyomları ile yeterli değildi.

bunun sonucunda küme kuramı geliştirilerek, en nihayetinde zermalo-fraenkel küme teorisi halini almıştır.



boğaziçi üniversitesi

3s kuralı ile; swirl, sniff, sip!

1)swirl.
«yani çalkalama. sallama. döndürme. bu eylem tabii ki hafifçe yapılır. bunun sebebini eskiden hep çok merak ederdim, bilmeden de yapardım. ortalamanın üstündeki bir şarapta(bizim içtiğimiz köpek öldürenler değil tabii ki) ortalama 200'e yakın koku yapan bileşim vardır. bu bileşimler uçucudur. yani onları algılayabilmemiz için havaya(oksijene) ihtiyaç duyarlar. şarabı bardakça hafifçe döndürmek şarabın yüzey alanını oksijene daha fazla maruz bırakır ve bu karmaşık aromaların salınmasına yardımcı olur.»

2)sniff.
«yani koklama. şarabın seçilmesindeki en önemli unsurlardan. çünkü şarabı içerken retronazal yollardan ötürü aynı zamanda koklarız. yalnızca tadı yetmez. içindeki aromayı tattan öte en iyi kokusu ile verir. şarap koklamanın beyinde özel bir yeri çalıştırdığına dair araştırmalar mevcut.»

3)sip! ve de spit!
«ve de geldik mi içme işlemine. bir şarabın uçucu bileşenleri, ağzınızdaki sıcaklığa maruz kaldığında daha da fazla aktive olur, tat ve aroma o zaman şaha kalkar. şarabı diş etleriniz ve dilinizle temas ettirmek, dokusunu keşfetmenin tek yoludur.»

şarap yüzyıllar boyunca soyluların içkisi olmuştur. biz 5 dolarlık şarapları midemize indirip bu hisse ortak olmanın peşindeyiz. doğrusu öyle dahi olsa; şarabın hissettirdiği fransız,elitist ve de aristokrat duygulardan haz duyuyorum. fakir ve de köylü ruhumu arada bir içtiğim şarap, klasik fransız müziği ile kandırmaya çalışıyorum. sonra perdeleri açtığımda tüm bu rüya bitiyor. o yüzden bir kalihora adabı: şaraplarınızı perdeniz kapalı için!


boğaziçi üniversitesi

öyle insanlarla karşılaşıyorsunuz ki bu okulda… son dönemde okulda artan güvenlik önlemleri kapsamında, güney kampüste petekler olarak tabir edilen yerde gece birden sonra oturmak yasaklandı. olaya gelirsek; bir zaman burada sabaha karşı beş sularında alkol alıyorduk. güvenlik geldi, yasak olduğunu kampüsün başka yerlerinde devam edebileceğimizi ama şuan buradan kalkmamız gerektiğini söyledi. 5-10 dakika süren pazarlıklar sırasında bir arkadaş "burası boğaziçi, liberal bir üniversite burası" gibi(oldukça aptalca) bir söz söyledi. bunlardan boğaziçi'nde çok duyar, bulursunuz da şu cevabı verecek güvenliği kaç okulda bulursunuz bilmiyorum: "ben de liberalizmden tarafım ama siyasi liberalizmden, ekonomik liberalizme karşıyım. o noktada adam smith'le ayrışıyoruz."

ilginçlik burada bitmedi. güvenliği, yarım saat daha oturmaya ikna ettik. yarım saat sonra güvenlik araçla geldiğinde hala oturuyorduk. içkilerimizi bitirdik ve bizi arabayla evlere bıraktılar.


emrah serbes'in yazarlığı bırakması

(bkz: parks and recreation) dizisinin müdürü… felsefi olarak leslie knope un karşıtı. felsefi olarak çok ayrı noktalarda olmalarına rağmen leslie ile çok farklı bir yakınlıkları vardır, bunun dışında kimseyle yakınlık kurmaz, belki kısmen april luggate . dizide boş konuşmayan tek karakter olabilir. aslında karakter ve metinleri daha çok dizinin üçüncü sezonundan sonra oturmaya başlar, tek başına bir diziyi veya filmi de taşıyabilecek bir karakterdir.




emrah serbes'in yazarlığı bırakması

başımdan gecen bir olay daha okurken aklıma geldi. 2015 senesinde diyarbakır ın bir ilçesinde görev yaparken öğtetmenevinde kalıyordum…bir gece erken yattım ve hava soğuk olduğu için ufo çakması ısıtıcıyı da açtım ve uykuya daldım.
gecenin bir saatinde hayvan gibi evet hayvan gibi kapıyı tekmeleme gürültüsü ile uyandım kim lan bu yavşak bu saatte derken fırlayıp kapıya baktım. kimse yok söverek geri yatağıma dönerken ufonun takılı olduğu priz alev aldı…. hemen sigortayı kapatma falan derken alevi söndürdüm.
aşağı görevli dayının yanına giderek durumu anlattım sonra birden kameraya bakmak aklıma geldi .
esas şoku orda yaşadım yaklaşık 15 dakika kadar geriye bakmama rağmen kapıyı vuran kimse yok ama benim kapıyı hışımla açış görüntüm var….
yaşayacak ömrüm varmış deyip şükrettim. bu da böyle bir anım.


emrah serbes'in yazarlığı bırakması

önemli olan marka değil model diye kıçımızı yırtıyoruz..her markanın fiyat/performans açısından iyi ve kötü modeli var, lg'nin oled c veya g serisi mesela top seridir..yağ gibi akar..samsungun oled 90d serisi mükemmeldir, bir üst olan 95d serisinde uygulanan mat film nedeniyle netlik problemi vardır mesela..

dünyanın fiyat/performans anlamında en iyi klimalarından biri arçelik/beko'nun a+++ pro smart inverter 12000 btu'luk klimasıyken, aynı serinin diğer modelleri leş gibidir..bu klimalardan 2 tane var bende ve önceki vestel'e göre faturam yarı yarıya az geliyor aynı ısıtma ve soğutma seviyesinde..

yukarıdaki yazar arkadaş ur serisinin çöp bir seri olduğunu bilmediği için sıkıntı yaşamış. bunda kullanılan ekranı, yarı fiyatına birçok türk malı tvde bulabilirsiniz, sunny webos 65'' tv var bende, sihirli kumandasından ekranına kadar lg üretimi, kumandasının pil bölümünde lg logosu var, pc'ye bağladığında lg tv diye çıkıyor, lg'de kullanılan ekran ama yarı fiyatına aldım..araştırmak herşeydir..

grundig ghu 8000 serisi parlak ekranlar, sunny'den de üstündür, fiyat olarak biraz daha pahalıdır..

mercedes'in a serisi, audi'nin 3, bmw'nin 1 ve 3 serisi giriş seviyesi arabalardır mesela..bmw 3'e bindikten sonra 5 serisine binerseniz, eşşekten inip uçağa business classtan binmiş hissedersiniz..

diyeceğim o ki, pişmanlık olan tek şey, yeterince araştırmamaktır..

edit: tcl'i unutmuşum..adamlar 24 bine qled tv satıyor, c728 serisi..bu fiyat civarında rakibi yok gibi birşey..